ANTALYA – Sağlıkta şiddet olaylarının tırmanışa geçtiği son yıllarda, Antalya’daki hekimler sadece stetoskobu değil, boks eldivenlerini de ellerine aldı. Gün boyu hastane koridorlarında hayat kurtarmak için ter döken doktorlar, mesai bitiminde soluğu spor salonunda alarak ringe çıkıyor.
“Artık Her Biri Birer Canlı Beyaz Kod”
Hekimlerin savunma sporlarına olan ilgisini değerlendiren Antrenör Hasan Urlu, antrenmanların sadece fiziksel bir aktivite olmadığını, aynı zamanda bir hayatta kalma stratejisi olduğunu vurguladı. Urlu, sağlık çalışanlarının profesyonel birer dövüşçü disipliniyle çalıştığını belirterek şu dikkat çekici ifadeyi kullandı:
“Doktorlarımız artık olası bir şiddet anında kendileri birer ‘Beyaz Kod’ haline geliyor. Burada hem stres atıyorlar hem de kendilerini en etkili şekilde savunmayı öğreniyorlar.”
Nöbet Stresi Torbada Kalıyor
Dahiliye Uzmanı Dr. Mert Özmen, jiu-jitsu branşında Türkiye şampiyonluğu ve Avrupa ikinciliği ile bu işi profesyonel bir boyuta taşıyan isimlerden. Sporun hayatına disiplin kattığını belirten Özmen, tüm meslektaşlarına bu yolu öneriyor.
Yoğun bakımın ağır yükünü omuzlayan Dr. Gizem Akçın ise bu spora başlama nedenini açıkça ifade ediyor: “Beyaz Kod” uygulamalarının sıklığı. Ayda 8 nöbetin yorgunluğunu kum torbası döverek atan Dr. Semanur Enni için de ring, hastanenin stresinden kaçtığı güvenli bir liman niteliğinde.
Sistemsel Eksiklik, Bireysel Çözüm
Sağlık Bakanlığı bünyesinde personelin sosyal ve fiziksel refahını koruyacak Polsan veya Oyak benzeri özel bir sosyal yardım ve dayanışma fonunun bulunmaması, hekimleri kendi güvenlikleri ve motivasyonları için bireysel çözümlere yöneltiyor. Kurumsal bir koruma kalkanının eksikliğini hisseden beyaz önlüklüler, kendi “zırhlarını” ringlerde inşa ediyor.
Hekimler, yorgun argın çıktıkları nöbetlerin ardından ringe çıkarak şu mesajı veriyor: “Yaşatırken, yaşamayı ve kendimizi korumayı öğreniyoruz.”


















