ضابط سين, Millî Eğitim Bakanlığı (ميب) bünyesindeki belirli unvanlara yönelik getirilen ek özel hizmet tazminatı düzenlemesinin kapsamı dışında kalan tüm kamu çalışanları için harekete geçti. الاتحاد, düzenlemedeki “genele uygulanmayı engelleyen” sınırlayıcı ibarelerin iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı.
Düzenleme Kamuda “İkili Ayrım” Yaratıyor
11 Temmuz 2026 مؤرخة و 33307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme; MEB bünyesinde görev yapan il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürlerinden belirli bir hizmet süresini dolduranlara, 3.750 ₺ ile 7.483 ₺ arasında ek özel hizmet tazminatı ödenmesini öngörüyor.
Ancak bu iyileştirmenin sadece MEB personeliyle sınırlandırılması kamuoyunda büyük bir eşitsizlik tartışması başlattı. Diğer bakanlıklarda ve kurumlarda aynı unvan ve sorumlulukla çalışan personelin kapsam dışı bırakılması, Memur-Sen tarafından yargıya taşındı.
ضابط سين: “İyileştirmeye Değil, Kurumlar Arası Eşitsizliğe Karşıyız”
Konuya ilişkin açıklama yapan Memur-Sen, kamuda ücret adaletini sağlamak için her platformda mücadele ettiklerini vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:
”Kamuda ücret dengesizliğini düzeltmek için toplu sözleşme masası dahil her alanda alın teri döküyoruz. كما ميمور سين, bazı unvanların durumunun iyileştirilmesine kesinlikle karşı değiliz. Karşı olduğumuz nokta; bu iyileştirmenin diğer kurumlarda aynı unvanla görev yapan çalışanlardan esirgenmesidir. Kurumlar arası eşitliği bozan, eşitlik ve düzenli idare ilkelerine açıkça aykırılık teşkil eden bu sınırlayıcı ibarelerin kaldırılması ve düzenlemenin kapsayıcı hale gelmesi için Danıştay nezdinde dava açmış bulunuyoruz.”
Dava Gerekçeleri Neler?
Memur-Sen’in Danıştay’a sunduğu dava dilekçesinde, MEB dışındaki kurumların dışarıda bırakılmasının şu ilkelere aykırı olduğu belirtildi:
Eşitlik İlkesi: Aynı unvanda, benzer sorumluluklarla çalışan kamu görevlileri arasında kurum farkı gözetilerek ücret uçurumu yaratılması,
Düzenli İdare İlkesi: Kamu yönetiminde bütünlük ve çalışma barışının zedelenmesi,
Uluslararası Sözleşmeler: Türkiye’nin taraf olduğu, “eşit işe eşit ücret” öngören uluslararası çalışma normlarının ihlal edilmesi.
Kamuda çalışma barışını doğrudan etkileyen bu kritik davanın seyri, diğer bakanlıklarda görev yapan yüz binlerce şube müdürü, il müdür yardımcısı ve ilçe müdürünün gözünü Danıştay’a çevirmesine neden oldu.

