ANKARA – Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), milyonlarca çalışanı ve özellikle hastanelerde görev yapan sağlık personelini yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir ilke kararına imza attı. Kurul; mesai takibi amacıyla uygulanan parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik veri işleme yöntemlerinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
Özellikle sağlık kuruluşlarında yaygın olarak kullanılan bu dijital denetim sistemlerine karşı alınan karar, çalışma hayatındaki veri güvenliği sınırlarını yeniden çiziyor.
”Açık Rıza Alınması Bile Yeterli Değil”
Yayımlanan kararda, parmak izi ve yüz verisi gibi unsurların sıradan birer personel bilgisi olmadığı, değiştirilemez ve kişiye özgü “özel nitelikli kişisel veri” kapsamında yer aldığı vurgulandı.
KVKK, işverenlerin çalışanlardan “açık rıza” almış olmasının da bu uygulamayı meşrulaştırmayacağına dikkat çekti. Kararın gerekçesinde, işçi-işveren ilişkisinin doğası gereği, çalışanın rızasını tamamen özgür iradesiyle verip vermediğinin tartışmalı olduğu belirtildi.
”Bir Şifre Değişebilir Ama Parmak İzi Değiştirilemez”
Kararda veri güvenliğinin risklerine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
”Bir şifre siber saldırı durumunda değiştirilebilir, bir kart yenilenebilir; ancak personelin parmak izi veya yüz verisi çalındığında bunun geri dönüşü ve telafisi mümkün değildir. Bu nedenle mesai kontrolü sağlanırken, çalışanların mahremiyeti ve temel hakları gözetilmelidir.”
Dijital Denetimde Alternatif Yöntemler Öne Çıkıyor
KVKK, hastanelerde ve diğer kurumlarda disiplin ile mesai takibinin sağlanması için sağlık çalışanlarının mahremiyetini daha az etkileyen, “ölçülülük ilkesine uygun” ve daha az müdahaleci yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini bildirdi.
Kurulun işaret ettiği yasal alternatif sistemler şunlar:
Şifreli kart sistemleri ve PIN tabanlı girişler,
Turnike ve kartlı geçiş uygulamaları,

